I. Eksizyonel yöntemler (lezyonu cerrahi olarak çıkartma)
Genel olarak eksizyonel yöntemler dış genital organların HPV enfeksiyonlarında kullanılmazlar. Bunun istisnası ise dış genital organlarda lokalize çok büyük kondilomların varlığıdır.
Genital sistemin görünür bölümünde çok büyük kondilomların olması durumunda eksizyonel yöntemlerden yararlanılarak büyük parçalar çıkarılır ve daha sonrasında medikal tedavi ile birlikte destrüktif yöntemlerden biri ile tedavi devam ettirilir.
Büyük kondilomalar lokal veya genel anestezi altında cerrahi olarak kesilerek çıkartılabilir. İşlem sonrası çıkartılan bölgeye pansumanların yapılması gereklidir.
Diğer bir yöntem de dış genital organların kondilomlarında eksizyon (çıkartılması) amaçlı
LEEP uygulaması yapılabilir.
Leep nedir?
LEEP (Loop Electrosurgical Excision Procedure) ; alternans bir elektrik akımı ile loop uçlarında protein denatürasyonuna neden olarak iki dokuyu ayırabilecek derecede ısı oluşumu sağlayan bir sistemden oluşmuştur. Bu sayede başka hiçbir yere zarar vermeden, son derece rahat bir kontrol ile gerekli patolojik dokunun çıkarılması sağlanacaktır.
LEEP'te tecrübeli bir hekim tarafından uygulandığında, kanama riski yok denecek kadar azdır. Ofis şartlarında, lokal anestezi altında uygulanabilmesi, hastanede yatış gerektirmemesi, komplikasyon riskinin çok düşük oluşu, hasta tarafından telöre edilebilirliği ve uygulama kolaylığı bu yöntemin tercih edilmesine neden olmuştur.
Leep hakkında detaylı bilgi için tıklayınız >>>
II. Destrüktif (yıkıcı) yöntemler
Elektrokoterizasyon (elektrokoagülasyon, elektirikle yakma)
Bipolar koter ile HPV odaklarının lokal anestezi altında yakılmasıdır. Yeterli destrüksiyon sağlandığından emin olunduğu müddetçe bu gün kabul gören en geçerli tedavi yöntemidir.
Özellikle dış genital organlar dediğimiz genital sistemin dışardan görünen bölümünde (cilt ya da mukozal) meydana gelen kondilomların yok edilmesi için idealdir. Çoğu zaman tek oturumda tün odakların yok edilmesi mümkündür. Tedavi süreci kısadır. Fazlaya kaçılması halinde sağlıklı dokularda da hasar meydana getirebileceği unutulmamalıdır.
Kriyoterapi (Dondurma)
Kriyoterapi, likit (sıvı) nitrojenle lezyon ve lezyon çevresinin dondurulması işlemidir. Bu da elektrokuagülasyon gibi başarılı yöntemlerden birisidir.
Krioterapi son yıllarda oldukça sık olarak kullanılmaya başlayan, oldukça etkili, yakma (elektrokoterizasyon) yöntemine göre daha ağrısız ve kolay uygulanabilen bir yöntemdir. Dondurma işlemi oldukça ağrısız bir işlemdir ve işlem sırasında çoğu zaman anestezik madde gerektirmez.
Krioterapi oldukça güvenilir bir yöntem olup gebelik sırasında ortaya çıkan anogenital siğillerin dondurulması amacıyla da kullanılabilmektedir.
CO2 (Karbondioksit) lazer ablasyonu
CO2 esaslı laser destrüksiyonu ile de tedavi sağlanabilir. Başarılı olmakla birlikte diğer tedavi yöntemlerine üstünlüğü olmamasına rağmen oldukça pahalı bir yöntemdir.
Ayrıca CO2 buharı içinde HPV bulunabildiğinden solunum sistemi ile bulaşması ve yayılması da olasıdır. Diğer bir zorluk da uygulamanın çok hassas olmasıdır.
Kimyasal destrüksiyon
Bu amaçla biklorasetik asit, triklorasetik asit, podofilin ve podofilotoksin gibi asitler de kullanılmaktadır. Kimyasal yıkıcı asitler oldukça etkilidir, ancak sağlıklı ciltte de tahriş (iritasyon) etkisine sahip maddelerdir.
Kimyasal yıkıma bağlı inflamasyon, erozyon, ağrı ve ülserasyon oluşabilir. Hastanın kendisinin uygulaması oldukça zordur. Hastanın görüş alanının dışındaki lezyonlara müdahale etmesi güçtür ve sağlıklı deriye dokundurulduğunda burada da harabiyet meydana getirecektir. Ayrıca günlerce, tekrar tekrar uygulamayı gerektirebilen uzun bir tedavi seçeneğidir.
Kimyasal asit tedavileri bebeğe toksik etkisinden dolayı gebelikte uygulanmazlar.
III. Genital Siğil İlaç Tedavileri
İlaçla tedavisi ise immunomodulasyon amacıyla (immün direnci arttırmaya yönelik) uygulanan interferon ve imikimod'lardır. Tedavilerinin uzun sürmesi dezavantajlarıdır.
İnterferonlar, antiproliferatif ve antiviral etkilerinden dolayı kullanılırlar. Tropikal, sistemik veya intralezyonel kullanım seçenekleri vardır.
İmikimode (Imiquimode) ise 2003 yılından bu yana ülkemizde de bulunan saşe-krem formunda, ülkemizde ve yurt dışında "Aldara % 5 krem" adıyla piyasalardadır.
Aldara nedir? Siğil kremi hakkında...
%5 lik İmikimod (Aldara krem), yalnızca siğilin üzerine sürülerek o bölgedeki hücresel tip bağışıklığı arttırarak etki eden bir kimyasaldır.
Aldara bir antiviral değildir. Aldara yalnızca cilt bölgesinde lokalize kalan ilaç o bölgedeki interferon alfa ve sitokinleri aktive ederek immün direnci yükseltir.
Aldara krem sayesinde immün direnç yükselince o bölgeye haraket eden makrofaj ve lenfositler viral patolojiyi giderecektir.
Aldara gebelikte de kullanılabilir mi?
Evet. Gebelikte Kategori B olduğu için güvenle kullanılabilir.
Yapılan bilimsel çalışmalarda da Aldara kremin gebelik ve emzirme dönemide kullanımından ötürü herhangi bir olumsuz etkiye rastlanmamıştır. (Nitekim kremin cilde sürülmesi ile ancak binde 9'luk bir kısmı deriden emilmektedir.)
Aldara kremin kullanımı bağışıklık sistemini de aktive ettiği için ileride olabilecek siğil nükslerinin de önüne geçebileceği iddia edilmektedir.
Genital siğil kremi "Aldara" ile anogenital siğil tedavisi daha uzundur...
Genital siğil tedavisi için kullaılan Aldara krem ile tedavi süresi dondurma ve yakma tedavilerine göre daha uzun sürmektedir.
Adara ile anogenital siğil tedavi süresi haftada 3 uygulama ile 16 haftaya kadar uzayabilir.
Aldaranın yan etkileri nelerdir?
Aldaranın (İmikimod) en çok görülen yan etkisi "eritem" yani ilacın hasta olmayan dokuya sürülmesine bağlı olarak gelişen geçici kızarıklıklardır. Bu nedenle ilaç tatbikinden 6-10 saat içinde ilişki yapılmaması ve sonrasında banyo yapılması önerilir.
Ancak unutulmamalıdır ki genital bölgedeki her lezyon siğil değildir. Tedavi öncesinde mutlaka bir jinekolog veya dermatoloğa başvurulması gereklidir.
Anogenital siğiller uzun dönemde tekrarlayabilir. Özellikle rahim ağzına yerleşmiş olan siğiller ileriki yıllarda az da olsa serviks kanseri (rahim ağzı kanseri) riskini arttırmaktadır.
Siğil nüksleri (tedavi sonrası tekrarlamalar) neden oluşur?
Anogenital siğiller yakma, dondurma ve hatta ilaç tedavileri sonrası bile hayatın belirli dönemlerinde tekrarlama şansına sahiptir. Buradaki en sık neden ise vücudun immün (bağışıklık) sisteminin düşmesi sonucu viral enfeksiyonun aktive olmasıdır.
Vucütta normalde hiç bir şikayet oluşturmayan bazı virüsler gizli olarak barınmakta ve direnç düştüğü zaman kişilerde hastalıklara neden olabilmektedir. Örneğin pek çoğumuz çok korktuğumuz veya yorulduğumuz zaman dudakta uçuk çıkarırız. Bu aslında, Herpes (HSV) Tip 1 virüsünün yarattığı bir enfeksiyondur.
Aynı şekilde çok fazla stres veya yorgunluğa maruz kalan kişilerde "zona hastalığı" gelişebilir. Bu da aslında omurganın köklerinde yerleşmiş olan "su çiçeği virüsü"nün aktive olarak hastalık oluşturmasıdır.
İşte siğillerde benzer özellikler taşıyarak hayatın belli dönemlerinde tekrarlayabilirler. Bu yüzden vücüdun direnci iyi şekilde korunmalıdır. Bu da düzgün beslenme, stesten uzak durma, düzenli bir yaşam ve düzenli egzersiz ile mümkündür.
Genital siğiller tedaviden sonra cinsel partnere bulaştırılabilir mi?
Maalesef evet. Genital siğiller çeşitli tedavi yöntemlerinden sonra tam olarak bitebilir. Ancak burada tedavi edilen HPV enfeksiyonu değil siğildir. Diğer bir deyiş ile HPV virusu cilt altına girmiş olduğu için kişilerin tedavi sonrası dönemlerinde dahi cinsel partnerine bulaştırma riski bulunmaktadır.
Bu nedenle kişilerde jenital siğil olması halinde, bu durumu öncelikle cinsel partnerlerine dürüst bir şekilde anlatmaları ve daha sonra partnerlerini Gardasil ile aşılatmaları önerilir.
HPV aşıları artık TÜRKİYE'de ! ! !
Korunma amaçlı HPV aşıları HPV’nin E6 ve E7 proteinleri üzerinden etki eder. Nitekim servikal kanserlerde de E6 ve E7 proteinleri eksprese edilmektedir.
Merck firması (MSD) tarafından geliştirilen
Gardasil quadrivalan bir aşı olup
HPV tip 16,18,6,11’e benzer partikülleri içerir ve serviks kanserleri ile prekanseröz lezyonları haricinde dış genital bölgede bulunan siğilleri (condyloma accumulata) de önleyicidir.
Nihayet Gardasil
2007 yılı şubat ayı itibari ile ruhsat aşamasını tamamlayarak ülkemiz ilaç marketinde de yer almaya başlamıştır.
Diğer taraftan 2008 yılının başından itibaren GlaxoSmithKline (GSK) firması tarafından üretilerek sağlık marketinde kendisine yer bulan diğer HPV aşısı da
"Cervarix" dir.
Bivalan HPV aşısı olan Cervarix HPV'nin tip 16 ve tip 18'ine karşı koruyucudur. Tip 6 ve Tip 11'e karşı koruyucu olmadığından ötürü Cervarix genital siğillere karşı
KORUMA SAĞLAMAZ.
HPV aşıları tercih edilirken..?Gardasil erkeklere de yapılabilmektedir...Pek çok hasta erkek arkadaşı veya eşinde çıkan siğillerden korunmak amacı ile HPV aşıları yaptırma yoluna gitmektedir. Diğer taraftan kız arkadaşlarında daha önceden siğil öyküsü olan erkek partnerlerin de Gardasil aşısı ile korunmasında fayda bulunmaktadır.
Unutulmaması gereken nokta; Gardasil quadrivalan aşıdır ve hem genital siğillere hem de anogenital siğillere karşı koruyucudur. Cervarix ise bivalan aşıdır ve genital siğillere karşı
KORUMAZ.
Özetle, Gardasil genital siğillere karşı da koruyucu olduğu için
erkeklere da yapılabilmektedir ve bu aşının erkeklere yapılmasında bir sakınca yoktur.
Günümüzde Avustralya ve Kanada'da erkeklere de Gardasil uygulanmaya başlamıştır. Çünkü HPV; genital siğiller
rahim ağzı kanseri,
vajina kanserleri,
vulva kanserleri , anus kanseri gibi daha çok kadınlarda hastalıklar oluştursa da bu kadınlara hastalık taşıyanlar (vektörler) erkeklerdir.
HPV Aşılarının FDA Onayı vardır...
Bir ilacın piyasaya çıktıktan sonra güvenirliliği açısından Amerikan Gıda ve İlaç Teşkilatı'nın onay vermesi (FDA onayı) son derece önemlidir.
Günümüzde hem Gardasil hem de Cervarix, Amerikan Gıda ve İlaç Teşkilatı'nın kullanım onayı olarak bilinen
"FDA onayını" almışlardır. Bu her iki aşının da güvenirliliği açısından önemlidir.
Cervarix ile ilgili ayrıntılı bilgiler için tıklayınız >>>Dileyen hastalarımız HPV aşılarından Gardasil'i kliniğimizde yaptırabilirler.
Genital siğillerden korunma yolları..
HPV enfeksiyonlarından korunmanın en iyi ve en başarılı yolu bulaşma zincirini kontrol altında tutmaktır. Enfeksiyon cinsel yolla bulaştığı için burada en önemli nokta multipartnerliktir (çok partnerlilik). Kişinin kendisinin ya da cinsel partnerinin multipartnerli olması HPV görülme riskin belirgin bir şekilde artırmaktadır.
Condom (prezervatif) kullanımı cinsel hastalıkların pek çoğunu önlemede başarılı olsa da genital siğiller için her zaman koruyucu olamamaktadır.
Çünkü condom (prezervatif), pubik bölgeyi korumaz, sadece kadında vajinal ve servikal enfeksiyonlardan koruyucu iken, erkekde glans penisin korunmasını sağlayacaktır. Ancak kadında vulvar ve erkekte de penis kökü ve skrotal enfeksiyonlara açık kalma söz konusudur.
SORULAR ile HERA KLİNİK'TE GENİTAL SİĞİL TEDAVİSİ
Anogenital siğil problemi yaşıyorsanız bir an önce tedavi görmenizde fayda var. Aksi takdirde oluşan siğiller çok hızlı bir şekilde büyüyecek ve daha sonraki tedavileriniz uzayacaktır.
Genital bölgede olan şüpheli lezyonlarınız için jinekolog veya dermatoloğunuzdan yardım istemekten asla çekinmeyiniz. Çünkü özellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve genital siğiller ülkemizde çok hızlı bir şekilde artış kaydetmektedir.
Genital siğil tedavisi ağrılı mıdır?Genital siğil tedavileri çok ağrılı değildir. Kişiler tedavi aldıkları gün dahi işlerine devam edebilirler.
Kliniğimizde de daha sık tercih ettiğimiz dondurma tedavisi (krioterapi), yakma tedavisine ve cerrahi yöntemlere göre daha rahattır.
Yakma tedavileri (koterizasyon) ve cerrahi çıkartma tedavileri öncesi lokal anestezi enjeksiyonu gerekmektedir. Ancak dondurma tedavisi öncesinde lokal anestezi enjeksiyonuna gerek bulunmamaktadır.
Ayrıca dondurma tedavisi (Krio) sonrası kalan izler, yakma tedavisi sonrası kalan izlerden çok daha azdır.
Tüm bu nedenlerden ötürü biz kliniğimizde krioterapi ile anogenital siğil tedavilerini çok daha fazla tercih etmekteyiz.
Anogenital siğil tedavileri ne kadar sürer?Anogenital siğillerde her seans lezyonların genişliğine göre ortalama
bir kaç dakika ile 5-10 dakika arasında sürmektedir. Bir kür ortalama olarak
3-4 seanstan oluşur, seans aralıkları da hastanın durumuna göre
bir ile iki hafta arası tekrarlanmaktadır.
Genital siğilden parça alınması (biyopsi) ve HPV tiplemesi şart mıdır?Hayır. Eğer lezyonun genital siğil olduğundan herhangi bir şüphe duyulmuyorsa
biyopsi (parça çıkartımı) ve patolojiye göndermenin bir anlamı olmayacakıtr. Ancak şüpheli lezyonlardan biyopsi yapılması önerilmektedir.
Benzer şekilde cerrahi yöntemlerle çıkartılan kondilomların PCR yöntemi ile HPV tiplemesi için genetik laboratuara gönderilmesi de şart değildir. Çünkü genital siğillerin pek çoğu Tip 6 veya Tip 11 olup, bunun bilmenin maddi kayıptan başka bir faydası da olmayacaktır.
HPV Tiplemesi kimler için uygundur?PAP Smear testinde anormal sonuç çıkan hastalarda cerviks (rahim ağzı kanalından) kültür alınarak HPV tiplemesi için laboratuara gönderilebilir.
HPV tiplemesi
PCR (Polimerase Chain Reaction) denilen bir yöntemle yapılmaktadır.
Anormal smear testi için yönetim ile ilgili bölümümüzü okuyunuz >>>
Genital siğil tedavi ücretleri nasıldır?
Kliniğimizde genital siğil ücretleri siğillerin yaygınlığına ve miktarına göre değişmektedir. Bir kür genelde 2-3 seanstan oluşur ve hastalardan bir kürlük tedavi "paket olarak" ücretlendirilmektedir.
Kliniğimizde erkek hastalar, bayan hastalar ve hamilelere genital siğil tedavi hizmetleri verilebilmektedir. Bayan hastaların adetsiz bir dönemde başvurmaları gerekmektedir.
|
Hera Klinik'te Genital Siğil Tedavileri: Kliniğimizde hem erkek hem de kadınlarda lezyonların türüne göre cerrahi eksizyon (lezyonun çıkartılması), krioterapi veya elektrokoter ile uygun şekillerde genital siğil tedavileri uygulanmakta ve tam kür sağlanmaktadır.
Genital siğil tedavi süresi ve genital siğil tedavi ücreti lezyonların büyüklüğüne, genişliğine ve kişinin iyileşme durumuna göre değişmektedir.
Dileyen hastalarımız HPV aşılarından Gardasili kliniğimizde uygun ücretlerle yaptırabilirler.
Randevu veya bilgi için (312) 426 85 25 numaralı telefondan sekreteryamızı arayabilir veya (532) 452 06 56 numaralı cep telefonundan Op. Dr. Süleyman Eserdağ’a direkt ulaşabilirsiniz.
|
.