Site İçi Arama
 






















KAYBOLAN İKİZ (VANISHING TWIN) SENDROMU

Hamileliklerin bir kısmı çok erken dönemde birden fazla bebek içerecek şekilde yani ikiz veya üçüz olarak başlamakta ancak daha sonraki kontrollerde bu bebeklerden ya da daha doğru bir deyişle gebelik keselerinden biri hiçbir iz bırakmadan kaybolmaktadır. Bu durum "kaybolan ikiz" (vanishing twin) sendromu olarak adlandırılır.

Ultrasonda kaybolan ikiz sendromunun görünümü


Ultrasonun yaygın kullanıma girmesi ile hamilelikler 5-6 hafta gibi son derece erken sayılabilecek bir dönemde saptanabilmekte, hatta gebeliğin gidişatı ile ilgili fikir elde edilebilmektedir. Ultrasonun bu yaygın kullanımı çok ilgi çekici bir durumun varlığının farkına varılmasına aracı olmuştur.

 

(Üstteki Resim. 7 haftalık ikiz bir gebelikte kaybolan ikiz sendromunun ultrasonografik tespiti. Sağdaki canlı bebeğin gebelik kesesinin ne kadar büyük iken solda öleninkinin ne kadar küçülmüş ve adeta yok olmak üzere olduğuna dikkat edin)
 

Özellikle tüp bebek uygulamalarında veya da daha fazla sayıda bebek tutunduğunda dünyaya canlı ve sorunsuz bir bebek getirme şansını arttırmak için bebek sayısının gebeliğin ilk trimesteri içinde 2'ye indirilmesi "multifetal redüksiyon" olarak adlandırılır.

Kaybolan ikiz sendromu ise büyük bir olasılıkla kendiliğinden olan redüksiyondur ve doğanın mükemmel canlı yaratma yolunda attığı bir adım olarak değerlendirilebilir. Gerçekten de tüp bebek uygulamalarında çoğul başlayan gebeliklerin daha sonra tek olarak devam ettiğine pek çok kez rastlamaktayız.


Sıklık
Kaybolan ikiz sendromu ilk kez 1945 yılında Stoeckel tarafından tanımlanmıştır. Gebeliklerin sanılandan çok daha fazlası ikiz olarak başlamakta ancak tek bir bebeğin dünyaya gelmesi ile sonlanmaktadır. Sekizinci haftadaki gebeliklerin %3.3-5.4'ü birden çok bebeğin bulunduğu çoğul gebeliklerdir. Bu gebeliklerin %21-30'u ise tek bir bebeğin doğumu ile sonlanmaktadır. 

Kaybolan ikiz sendromu'nda altta yatan nedenin ve oluş mekanizmasının ne olduğu bilinmemektedir.  Ancak yapılan incelemelerde canlı kalan bebek normal olarak bulunurken canlılığını kaybeden bebekte çoğu zaman kromozomal bir bozukluk saptanmaktadır. Bu durum düşükler ile benzer mekanizmaların etkili olduğunu düşündürmektedir.

Artan anne yaşı ile birlikte kaybolan ikiz sendromunun görülme oranlarında da artış olduğu düşünülmektedir.

Belirtiler
Bu durumda hamilelik gidişatında çoğu kez hiçbir belirti ortaya çıkmamaktadır. Bazen ise ikiz eşinin kaybedildiği dönemde hafif bir vajinal kanama ve yine hafif bir ağrı görülebilir.

Bazen ise gebeliğin geç dönemlerinde (Örneğin 4.- 5. ayında) rahim içinde ölen ikiz eşi, canlı olan fetusun doğumu sırasında küçülmüş ve adeta parşömenleşmiş bir şekilde fark edilebilir (fetus papyreceus).

Tanı
Genelde ultrasonla en eken 5.-6. haftalarda veya daha sonralarında rastlanılan ve hatta kalpleri bile görülen birden çok (çoğul) bebeklerden bir veya birden fazlasının ilerleyen gebelik haftalarında yok olması ile tanı konulabilmektedir.  O yüzden ultrasonda erken dönemde ikiz gebelik görülen durumlarda çiftler ikiz bebek sahibi olma düşüncesine kendilerini hemen kaptırmamalıdır.

Tedavi ve Önlemler
Kaybolan ikiz sendromunda ne anne adayında ne de geride kalan ikiz eşinde herhangi bir tıbbi tedaviye gerek yoktur ve genelde hiç bir problem ortaya çıkarmaz., takip yeterlidir.

Ancak ikiz eşinin  20-25.  gebelik haftalarında olduğu gibi geç dönemlerde kaybedilmesi durumunda geride kalan bebekte "serebral palsi" riskinde artış olduğu ileri sürülmektedir.  Bunun nedeni ölü bebekten salgılanan bir takım maddelerin diğer bebeğin dolaşımına geçip onun organlarını etkilemesidir. Yine bu durumda anne periyodik olarak bir takım kan testlerinden geçirilmeli ve erken doğum için hazırlıklı olunmalıdır.

İlgili linkler:

   İkiz gebelik  >>> 
  
Siyam ikizleri  >>>
   Kaybolan ikiz sendromu  >>>
   Çoğul gebeliklerde ilginç istatistikler  >>>
   Gebelikte ultrason (obstetrik usg)  >>>  

 







 

Jinekolog Seçerken...
Jinekolog doktor seçerken...
İşte dikkat etmeniz gerekenler...


 


Dr. Süleyman Eserdağ sorularınızı yanıtlıyor

 








Jinekolog Op. Dr. Süleyman ESERDAĞ - KURUCU
(İstanbul, Ankara ve İzmir)

İSTANBUL- Op. Dr. Süleyman ESERDAĞ
& Uz. Dr. Şenay ESERDAĞ
Valikonağı Cad. No: 52/7 Nişantaşı / İSTANBUL
Tel: 0(212) 225 15 00

İZMİR- Op. Dr. Mazhar ESERDAĞ
Talatpaşa Bulvarı No: 42/4 Alsancak / İZMİR
(Yalnızca Vajinismus Tedavileri)
Tel: 0(232) 422 43 72

ANKARA- Jinekolog Op. Dr. Didem KURBAN
Tunus Cad. No: 48/11 Kavaklıdere / ANKARA
Tel: 0(312) 426 85 25

Eleştiri ve sorunlarınız için bize yazın: suleyman@eserdag.com

Sitenin tüm tasarımı ve içeriği Jinekolog & Cinsel Terapist Op. Dr. Süleyman Eserdağ tarafından yapılmıştır.
Yazarın izni olmaksızın asla bilgi veya resimler kullanılamaz. Kadın Sağlığı & Gebelik sitesi © 2004 www.jinekolognet.com